Amacın Ederi

Harvard Üniversitesi’nden Dr. Ellen Langer’ın  yapmış olduğu ünlü deneyi hatırlayalım;

1997 yılında Langer bir huzurevinde yaşayan insanlara birer ev bitkisi verir. Bu insanların yarısı odalarında bu bitkiye bakmaktan ve onu yaşatmaktan sorumludur. Diğer yarısına ise sadece bitkiyi odalarına koymaları ve personelin bitki ile ilgileneceği söylenir. Altı ay sonra bitkinin bakımından sorumlu olan grubun ortalama olarak diğer gruptan daha sağlıklı olduğu ve kendilerini daha mutlu hissettiği tespit edilir. Bu süre boyunca huzurevinde gerçekleşen rahatsızlıklar çoğunlukla bitkileri personel tarafından bakılan grupta gerçekleşmiştir. Deney defalarca tekrarlanır ve sonuç değişmez. Langer yaşama tutunacak bir nedeni olan insanların daha uzun ve sağlıklı yaşadığını not düşer.

Deney aslında karşı çıkmayacağımız bir gerçeği ortaya koyar:

İnsanlar yaşamda amaçları olduğunda daha mutlu ve tutkulu olurlar.

Çoğu kez bizim da yaşadığımız sorunların temelinde hayat amacımızı veya bu amaca ilerleyecek cesareti kaybetmemiz yatar. Bunu içimizde oluşan bir boşluk hissi veya hayattan keyif almamak olarak tanımlayabiliriz.Üzerinde biraz çalıştığımızda ise gerçekten mutlu olmaya ne kadar yakın olduğumuzu yeniden keşfedebiliriz.